Hızlı atılan adımlar en tehlikeli olanıdır. Birisinden ya da bir yerlerden kaçarcasına atılan her adım hızlıdır. Hayatı hızlı yaşamak da öyle… Kaçarcasına yaşamak… Oysaki aheste ilerlemek lazım çoğu zaman. Bekleyerek, gözlemleyerek ilerlemek hayatta, ‘İyi ki...’ ile başlayan cümle yığınları demektir. Fırsatın oluşmasını beklemek için acele etmemek gerekir. İşler rayına oturduğunda yol almak, hızlanmak güzeldir.
Acı pişmanlıklar acele adımların neticesidir. İbret al ki, adımların kontrol altında kalsın.
Lakin bekleme yaptığında kalakalma olduğun yerde. Çünkü bazen duraklamak miskinleşmek demektir hızlı akan hayat sularında. Hayat geçer gider, aylar yıllara gider; herkes gidivermişken hedefine sen bakmışsın ki kimse kalmamış etrafta. Sen onları dün gibi anımsasan da, dostlar seni eski fotoğraflarda hatırlar.
Acele pişmanlıklardan kaçmakla durağan günlerde oyalanmak arasında bir yoldur hayat. O yolda hayata tutunmak; mutlu yaşamak, yalnız kalmamak ve gülerken ölmek anlamına gelir.
Son fotoğrafa güldüğünü bilmeden gidenlerden olacaksın. ‘Daha dün…’ diye başlayan özlemlerin arasında bulunacaksın; yani doludizgin yaşayacaksın. İşte hayat bazen bu kadar anlamlı… Akan nehrin üstündeki köprüde çocukluğunu ve aynı zamanda çocuklarını görebilecek kadar… Hayat, tutunmayı bilene…
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder